Cemaat-AKP çatışması ve Kürtler

Yazar: HASAN BİLDİRİCİ
Alternate Text

PKK lideri Öcalan'ın fotoğrafları yayınlandı. Öcalan'ın fotoğraflarını yayınlamak için hükümetten izin bekleyen BDP, fotoğrafları kimin yayınladığını öğrenmeye çalışıyor. Erdoğan da kendilerine yönelik operasyonu kimlerin yaptığını anlamaya çalışıyor. BDP Grup Başkan Vekili Pervin Buldan, kendilerinde bulunan fotoğrafların farklı olduğunu açıkladı. Fotoğrafları hükümet yayınlamamışsa, bu demektir ki, devletin İmralı ekibi içinde Cemaatçiler de var.

Bu ara başka gariplikler de oldu. Hükümete yönelik operasyona denk gelecek şekilde içinde Çevik Bir'in de içinde olduğu 28 Şubat darbecileri serbest bırakıldı. Operasyondan önce CHP miletvekili Mustafa Balbay tuhaf bir zamanlama ile serbest bırakılmış, bu serbest bırakılmayı emsal alan tutuklu BDP milletvekillerinin serbest bırakılma talebi, mahkemece reddedilmişti.

Adına oyun mu diyelim yoksa savaş mı, her şey açık oynanıyor. AKP ile işbirliği yaparak dürdüğü Kemalist defterin kimi yapraklarını cemaat, Amerikan'ın isteğiyle salıveriyor. Müebbet ceza almış "Ergenekon üyeleri" bir süre sonra serbest bırakılırsa şaşırmayın. Cemaat, Türkiye'nin AKP ile birlikte oluşturduğu dengeleri, kartları yeniden biraz ABD ve İsrail lehine karmak için bozuyor. BDP'li milletvekillerinin serbest bırakılmamasını, Öcalan, BDP ve PKK'nin hükümetle girdiği ilişkilerde aramak gerekiyor. Cemaat, Kürt hareketinin bileşenlerini cezalandırıyor. Cemaat'ten böyle bir saldırı beklemiş olacak ki, Erdoğan Güney'de Barzani'ye, Kuzey'de Öcalan'a sığınmıştı.

Cemaati karşı gibi görünüp, seçilmiş olduğu için hükümetten yana görünmek öngörülü bir Kürt tavrı olamaz. Bugünkü Ilımlı İslam'ı AKP ve Cemaat birlikte inşaa ettiler. Yani AKP'nin seçilmişliğinin demokrasiyle bir ilgisi yok. Arkasında uluslararası desteğin olduğu bir oldu bittiler ve ittifakların partisidir AKP. İktidarda olan her parti gibi AKP'de kendi sistemini kurmaya çalıştı.

Fethullah Gülen nerede kalıyor, güvenliğini kim alıyorsa, onun politikalarını uyguluyordur. İslamcı Yazar Abdurrahman Dilipak, Cemaati balon gibi büyüyen köksüz ve obez bir hareket olarak nitelendirdikten sonra, "tetikçi" dedi ve "tetikçileri de vururlar" diye bir başlık attı.

Cemaatin köklü bir hareket olmadığı gerçek. Türk memurluğundan ve iktidarından beslenen kullanıma açık Cemaat'i, Amerika'nın istemesi halinde toz duman edeceğinden en ufak bir kuşku duymamak gerekiyor. Cemaat sonunda bir tarikat veya mezhep değil, paraya ve iktidara dayanan bir çıkar topluluğu... Ellerinde olanak olduğunda büyüyen, olanaklar azaldığında dağılacak bir topluluk... Fransızlar Fethullah Gülen için: "ABD'nin ucuz bir Ortadoğu ajanı!" tespitinde bulunmuştu.

AKP- Cemaat çatışmasında Kürtlerin tavrının ne olması gerektiği konusunda sorular var. Bu sorulara cevap verebilmek için, Osmanlı'dan başlayarak Türkiye Cumhuriyetinde devam eden Türkler arası iktidar savaşlarının tarihine kısa bir göz atmak gerekecek. Türkler arası ikltidar savaşına bulaşan azınlıklar, topluluklar ve uluslar kaybettiler. Başta Kürtler... Kemalist devletin kuruluşuna yardıma gelen Türkiye Komünist Partisi yöneticilerinin Karadeniz'de boğdurulması, Çerkez Ethem hareketinin akıbeti, daha sonra Ermenileri soykırıma uğratacak İttihat ve Terki Cemiyeti içinde Ermeni temsilcilerin başlangıçta yer alması ve cumhuriyetin kuruluşundaki Kürt sefaleti, Türkler arası iktidar savaşına ilkesiz katılanların olumsuz akıbetini anlatmaya yetiyor.

21. Yüzyıl çevre düzenlemesinden Türkiye'nin yakasını kurtaracağına hiç ihtimal vermedim. Türk uluslaşması, Irak, Suriye ve İran'daki gibi uyduruk bir uluslaşmadır. Sınırları da uyduruktur. Baskı ve inkar zamanlarının niteliğine göre oluşturulduğu güçlü görünen devleti de uyduruktur.

Bu nedenle sürekli, kısa aralıklarla, şamar oğlanına çevrilerek, bir top gibi elden ele atılarak, bazı güçler öne çıkartılıp, bazı güçle geri çekilerek Türk devleti bitkin düşürülecek ve başka bir siyaset dalgasıyla da toplumsal parçalanmanın eşiğine getirilip bırakılacaktır. Eğer Batılı ülkeler isterse, İslamcılar, Türkçüler, Kemalistler, Aleviler ve Kürtleri içeren bir iç savaş bile yaşanabilecektir.

Alevilerle İslamcıları birbirine bağlayan elle tutulur bir değer yok. Türklerle Kürtler arasındaki ilişki de böyle. Kemalistlerle dinciler arasındaki kapışma yüz yıldır sürüyor ve birbirlerinden nefret ediyorlar. Tabanda birbirini besleyen toplumsal bir tarak olmadığı için zıtları ancak merkezi devlet bir arada tutuyor. Farklılıklar arası gerilim şimdilik iç savaş düzeyinde körüklenmiyorsa, Batılı ülkelerin, Ortadoğu'daki kötüler içinden Türk rejimini tercih etmesinden dolayıdır. Bir süre sonra tercih kredisinin tükeneceğini düşünüyorum.

Türkler arası çatışmaları Kürtler, edepli, hukuka uygun bir hale getiremezler. Bu çatışmalarda bir tarafa destek çıkmakla Türkiye'yi demokratik bir ülke de yapamazlar. Böylesi dönemlerde çatışmanın arkasına takılmak da bir şey kazandırmaz. Türkiye'de iktidar ve rejim kırılması, Irak ve Suriye'de olduğu gibi, öncelikle Türklerin kendi arasında yaşanacak ve sıkı dururlarsa Kürtlerin pozisyonu da, Rojava ve Güney Kürdistan'daki gibi olacak...

Şurası açık ki, Türk devletinin ve rejimin mevcut biçimi Kürtleri, Laik ve Alevi Türkleri, Müslüman ve Milliyetçi Türkleri bir arada tutmaya güç getiremiyor. Bileşim ve paylaşım bozuk. Halkın denetimine açık olmayan diktatör devlet şimdilik batı desteğiyle benzemezleri bir arada tutmayı başarıyor gibi görünse de bu gerilimin bir sonu yok.

Türkiye'ye en uygun sistem, federasyondur. İhtiyaca göre bir federasyonlaşmaya gidildiği zaman, Kürtler, Alevi ve Laik Türkler, İslamcı Türkler ve diğer azınlıklar kendilerini özgürce ifade etme olanağı bulacaklardır... Dersim, Yozgat, Trabzon ile Çorum Alevileri arasındaki kültürel ve inançsal farklılıkları ırkçı ve dinci bir potada toplayan tekçi devlet yapısının çökeceği kesindir.

Amerika ve diğer Batılı ülkeler, Kemalist orduyu, Kemalizmin yüz yıldır sokak tetikçisi olarak kullandığı İslamcı Türkçülerle terbiye ettirdi. Şimdi de islamcıları birbirlerine terbiye ettiriyor.

Kürtlerin dayattığı acil bir beklenti olmadığı için batılılar Kürtler biraz beklesin diyorlar.

PKK ve BDP zaten bekliyor.

Etiketler :

Tarih: 26.12.2013 Ekleyen: Hasan BİLDİRİCİ Yorum Sayısı: 0 Yorum Yaz


BU YAZARIN ÖNCEKİ MAKALELERİ

Yeni Ülke Haber

Bu sitedeki içeriklerin tümü Yeni Ülke Haber' e aittir. Sitede bulunan resim, video, yazı, haber gibi içeriklerin kaynak gösterek veya kaynak göstermeden herhangi bir sitede yayınlanması kesinlikle yasaktır. Bu duruma örnek teşkil eden herhangi bir durum görüldüğünde yetkili mecra hukuk mahkemeleri olacaktır. Yeni Ülke Haber herhangi bir bildiri göndermeksizin suç duyurusunda bulunma hakkını gizli tutar.